Gadjo Dilo - Tutti frutti
http://www.youtube.com/watch?v=_TjGQbUz36Q
bu ne olm?
11 Temmuz 2009 Cumartesi
23 Mayıs 2009 Cumartesi
12 Nisan 2009 Pazar
10 Şubat 2009 Salı
Adıgüzeller
Adıgüzel, aslında bizim okuldaki
Yüzügüzel Taşmelih 'den hareketle Işık 'la kullandığımız kelimeyken, dün akşam Adıgüzel kavramımızın her yere sirayet ettiğini gördük.Ama bu zannımı alt edebilecek örnekler ekseriyeti oluşturmakta.Yine de yol yoldur.Kaybeden Tribi adlı grup, dünyanın en kulağa hoş gelen beynine beynine giden müziği yapsın ben onu dinleme şansına hiç erişemeyeceğim sanırım.Böyle bir şey okusaydım buna istinaden grubun şarkılarını dinleyebilirdim. Seçmece yapıyordum ellemek yasak değildi.French başlığı altında bir listede isimlere bakıyorum gözlerimi biraz kıstım.
Paris Combo aaa Adıgüzel bu
yee dets rayt
05 Şubat 2009 Perşembe
Annee abim bana vurdo..
19 Ocak 2009 Pazartesi
abim elini uzatır..
ben:
-hani, hani?
-ayy unuttum..gittikçe alçalan bi sesle
- aldın yani aldın da mı unuttun..aaabi almış kadar oldun..önemli olan unutmandı zaten canım canım
eren ve sercan bana kendilerini armağan ettiler..dünyalar benim
29 Aralık 2008 Pazartesi
Saraylı
oyalana oyalana soğuk yüzünden üstüste giyinmiş vakumlanmış gibi okula gittim.kapıda 'müslüman gençler' grubu ve bazı arkadaşlarında katılımıyla eylem yapılıyordu ona katıldım..tek kız olmak garipti..bi köşe bile hazırlanmıştı meydanda mum dikiliyordu biraz hıristyan işi gibi geldi ama önemli olan niyetti..son sınıf tarhiçliler ve felsefecilerle felsefe kant ın ahlak anlayışını anlatacak olan arkadaşın sunumunu izledmek için bekliyorduk..elimde bir aydır bekledim dergim artist..ama dergiyi açmak için sağlıklı ve hayatta el lazım..biri beni çağırdı -sen donuyorsun kuzum.. o bana kuzu dedi ama ben kedi gibiydim beni kolunun altına aldı ısıttı..ellerim son 3 aydır ilk kez ısındı.hasbihal ettikten sonra yukarı yollandık..''onurlu yaşamak ödevdir'' heheyt..biliyordum..boşuna yaşamıyoruz..yunan muratı gördüm yanına koştum yüzünde hep aynı pis sırıtma vardı.. koştuğum için olacak.. dersin olduğunu öğrenince ve içeriden bizimkilerin sesi gelince oradan fıydım..ne halil'i(hoca) çekebilrdim ne gaspıralıyı(düşünmüş tek Türk olmalı) zaten uzaklaşmaya yüz tuttuğum arkadaşlarımla ilişkilerime mola verdim son sınıflarla olan turuma devam ettim.ufak tefek fasıllar iyidir her ilişkide..saraya gittik orada makedonyalı arkadaşımın diğperbir makedonyalı olan arkadaşıyla beraber tanıdığım balkan sayısı arttı ve çok mes'ut oldum..biri arnavut biri adanalı biri iran göçeri gonyalı.biri ermeni kökenli..biri(ben)kırımlı..bir kaç daha nereli olduğunu bilmediğim yurdum insanıyla osmanlı gibiydik..herkes bana çay ısmarlıyordu çaydan sulanıyordum neredeyse..şeymaya yapılan insan pazarlığını anlattım şaşırdı..o da bana masal anlattı..içinde olduğum durumu canımı sıkan şeyleri çıtlattım..masaldaki kız bana benziyordu ama yakışıklı prens hiç bir şeye benzemiyordu..puuurrrllp..donarak kursa doğru geldim kardeşimi halısahadan aldım ve kursa gittik yokmuş..eve geldim şuur kapalı mail gelmiş mi jherhangi bir gelişme var mı diye klavyeyi pıkpıklarken ablam üzerime doğru eğilmiş bir şeyler söylüyor ,eliyle dürtüyordu..bi bağırmak çıktı benden ödü koptu..meydanlar sesimi açmış olacak..nefretimi ölçecek oktav yok..uyuyakaldım sonra biri belirdi tepemde başında yılbaşı hunisi gözünde parti maskesi ışıl ışıl..maskeyi kaldırdım annem..içeride parti yapıyoruz sandım bi baktım yılbaşı paketi bi şarap eksik..noluyoruz (lan) her şey tamam bi şarap eksik..öğrendim ki onu abim sokak başında çöpün içine bırakmış..kırsaydın da dedim.gitmeye yeltendi..işyerinde namaz kılması yasak bu yüzden gönlünü almak için her yılbaşında sağolsunlar şarabına kadar hediyeye boğarlar.yılbaşı programımı yaptım meksika sınırında olacam
13 Aralık 2008 Cumartesi
Kekebakan Kız
Acı duysam gözünün rengine dalsam da senin
Kanatır ruhumu mazide kalan hatıralar
Doyamam ömrüme ben kalbini çalsam da senin....
Karnım acıkmış ve tek istediği yeni fırından çıkmış sıcak kokan kek..Müşteriye sıcak kek servisi yapan enfes tatların olduğu bi pastane var önünden geçip duruyorum..bazen vanilyayı bazen çikolatayı en çok kahveyi soluyorum..o kokular beni benden alıyor hepsinin kokusu ayrı güzel ve birbirine karışmıyor kendi içlerinde kokluyorum aromaları.. ama doktor tatlı yememi yasak etmişse nasıl yerim? Kekin kokusu her yanımı sarmış başımı döndürüyorken yiyemezsin diyorum kendime.Tamam diyorum yemeyeceğim kek.Ama arada sırada dışarıdan bakıyorum vitrinine ya da önünden geçip içime çekiyorum savrulan kokuyu..Bazen giriyorum içeri bir şey yemeden çıkınca kızıyorlar..O zaman neden girdin içeri diye.-Koklamak da mı yasak? diyorum ,vuruyorum kapıyı..vuruyorum yola..
zera ve benim için..
10 Aralık 2008 Çarşamba
Ding Dong
bu kapı zilini özlemişim..bizim kisi hem sürekli hem de kötü çalıyor..
çaldı ,açtım.2 çocuk büyük gibi
-iyi bayramlar
-sizin de 1 dk(içeri gidiş geliş)
-çok şeker yedik ama biz ihihi
-eeeee?
-çok yedik
-yaani istemiyor musunuz? peki
-fısır fısır (çok da şekermiş ya) iyi peki alalım 2 tane
nerede o eski bayramalr yerine nerede o eski çocuklar diye değiştiriyorum bu baygın lafı.keşke elimi de öptürseydim tersinden.
ama geldi iki gün önce iki tane bayramlık güzel melek çocuk..ben kapıyı ağlayarak açtım.çünkü evde çikolata şeker yoktu ..evde bayram yoktu.. vefat haberinden sonra koşa koşa toparlamaya gittiğim evdi.malum taziye için gelenler olacaktı ve annesi haftalardır hastanede olan bi insanın evi toplu olmazdı her şey yersizdi..evi toplarken iki kağıt parçası buldum..kağıtta yazan cümlelerden '' çıkarın beni buradan'' ve ''Su bile yok'' cümleleri sürekli aklımda.. bize bolca selam ediyormuş ve halimizi soruyormuş.Topkapı ya giderken o önden gidiyordu..onu orada yalnız bıraktıktan sonra evine gittik..terliklerini giydim.çiçekliydi küçük çiçekler..hastalığında dolayı ayakları şişiyordu ve terlik benim ayağıam geniş geldi..o kadar çok giymişti ki ayağının şeklini almıştı..hissetmek için ayaklarımı sıkıca bastırdım..biziilk karşıladığı yere bakınca eve gelişimizden ne kadar hoşnut olduğunu yüzünde okuyorum hala..akşam ayakkabımdan mezarlıkta bulaşmış çamurları temizledim..
06 Ekim 2008 Pazartesi
Behruz Dijurian
Kızkulesi'nin orda
güneş batmakta
Kendimi cesur biri sanıyordum,
ama gözlerime değen ellerim: - ıslak..!


